Bu iddia çok su kaldırır… Sompo Japan Sigorta, Acentesi’nin sigortalısını elinden aldı!!!

Bu iddia çok su kaldırır... Sompo Japan Sigorta, Acentesi'nin sigortalısını elinden aldı!!!

Sigorta Haber online medya grubu olarak kurulduğumuz günden bu güne acentelerin hakların savunmak amacıyla tüm haberlere yer vermeyi görev bildik. Geçtiğimiz günlerde kulağımıza gelen, Sompo Japan Sigorta İzmir’de bulunan bir acentesinin sigortalısını elinden almış iddiası üzerine ilgili Sigorta Acentesi sahibi Canan EVREN ile bir görüşme gerçekleştirdik. Konunun doğru olduğunu ve bu konu ile ilgili dava açtıklarını aynı zamanda da ilgili tüm kurumlara hem Türkçe hem de ingilizce şikayet dilekçelerini ilettiklerini söylediler.

Tabiki bu süreçte dava henüz sonuçlanmadığı için bu şikayeti bir iddia olarak görüyor ve öylece yayınlıyoruz. Sayın EVREN’in şikayet dilekçesini ve konunun detaylarını aşağıdaki metin’de okuyabilirsiniz.

( Sompo Japan Sigorta’nın kurumsal olarak cevap hakkının da olduğunu bildirmek isteriz )

KONUSU       : Canan Evren Sigorta Danışmanlık Ltd. Şirketimiz aleyhine,

Sompo Japan Sigorta A.Ş. tarafından gerçekleştirilen ve mevcut yasal düzenlemeler ile ticari etik kurallarına da aykırı olan eylemlerinin ve işlemlerinin şikayeti hk.

Şirketimiz Canan Evren Sigorta Danışmanlık Ltd.Şti. firması, İzmir’de uzun yıllardır değişik sigorta şirketlerinin acentesi olarak faaliyet gösteren, iş hacmi ve ürettiği prim istihsali ile mesleğimizin ve ticaretin kurallarına uygun faaliyet gösteren acentelerdendir. Ayrıca şirketimiz kendi sektöründe mesleki ve ticari etik kurallara son derece dikkat eden ve paydaşları arasında saygılı şekilde işine azami özen gösteren çalışmaları ile de tanınmaktadır.

Sompo Japan sigortanın yanında aşağıda özetlediğim konu ile ilgili olarak, aleyhine dava açtığımız diğer G. M. L. A.Ş. firması ise şirketimizin 10 yılı aşkın süredir sigorta hizmeti verdiği çok eski bir sigortalısıdır.

Şikayete konu olayın özeti:

Firmamız, Türkiye merkezli vize randevu şirketi hizmeti veren ve 2016 yılında  Irak’ta kurduğu şubesi ile Irak’ta da  vize randevu hizmeti faaliyetine başlayan  G. M. L. A.Ş. firmasına çok uzun yıllardır sigorta ve danışmanlık hizmetleri vermekteydi. G.’in yöneticisi H…. Ç….., 2016 yılında  Irak’ta ki  vize işlemlerine başlama aşamasında oradan düzenlenecek  incoming seyahat poliçelerinin distribütörlüğünü yaptığı “V……l”  adındaki uluslar arası vize şirketinin kendi anlaşacağı sigorta şirketi devreye girmesin diye firmamızdan  acil olarak yardım istemiştir. Çünkü aksi durumda G……. şirketi bu sigorta üretimi pastasından yararlanamayacaktı.  Kendisi bizim bu projeyi yöneterek istenenleri acil olarak onaylamamı ve online poliçe sistemini çok kısa süre içerisinde oluşturmamı  (EK-1)  e-posta ortamında yaptığı yazışmalar ile talep etmiştir.

Çünkü (EK- 1)  mail yazışmalarında da  göreceğiniz  gibi aksi taktirde bu sigorta projesini G……’in bir daha V…….’in elinden alabilmesi mümkün olmayacaktır.  Ayrıca yıllar içinde bir çok kez proje için kapımızı çalan H. Ç.’ın G……. adındaki şirketinin Ankara ve İstanbul ofislerinde sigortacılık yasası çıkmadan çok önce uzun bir süre ile SGK’lı personel desteği de verdiğimiz ama taahhüt edilen üretimler olmadığı için bizim zararımızla  sonuçlanan seyahat sigortaları düzenleme projemiz daha olmuştu. Bu  nedenle kendisine güvenerek destek olduğum  H…. Ç……’ın Irak projesi  isteklerini sıraladığı maillerinde “bu kez sana para kazandıracağım Canan Hanım, bu iş artarak ve büyüyerek devam edecek”   ifadelerini de ilgili yazışmalarında ayrıca göreceksiniz. Sompo Sigortanın iddia ettiği gibi kendisi  tesadüfen ve yeni tanıştığım bir sigortalım değildir. Sigorta Cari hesabı 2009 yılından beri faaldir.

Bu Projeye göre, Irak’ta  ikamet eden diğer Ülke vatandaşlarına vize işlemleri hizmeti verilmekte olduğundan, vize işlemlerinden sonra SEYAHAT SİGORTASI poliçelerinin (mesafeli satış iznimiz ve internet satış sitemiz de olduğundan)  şirketimiz kanalıyla düzenlenmesi işlemi yapılacaktır. Bu projeye göre, şirketimizin tanıtımının da G….. çalışanları tarafından  yapılacak olması nedeniyle, şirketimizin elde ettiği komisyon gelirinden “şirket tanıtım bedeli faturası”  karşılığında G……. firmasına da tanıtım hizmet bedeli ödemesi yapılacaktır. (EK-1)  yazışmalarda da görüleceği üzere çok eski bir sigortalımız olan G…… şirketi ile  şirketimiz arasında bu şekilde bir işbirliği gerçekleştirilmiş idi.

Bu sırada şirketimiz , Sompo Japan Sigorta Şirketi ile ise, 2016 yılının başında henüz çok yeni bir acentelik sözleşmesi yapmıştı. Aslında bu projeyi ilk anda Dubai Starr Sigorta şirketi ile gerçekleştirecek şekilde görüşmeleri başlatan şirketimiz D….. S…… ile görüşmeler sürerken işin çok hızlı ivme kazanması nedeniyle bir gecikme durumu yaşanmasın diye bu işi Sompo Japan firması ile de paylaşmış bulundu.  Sompo Japan yetkilileri böyle yoğun bir poliçenin kanalımız vasıtasıyla düzenleneceğine önce inanmadılar,  birkaç günlük yazışmalardan sonra Irak vatandaşlarına düzenlenecek poliçeyi yasalara uygun ve online ortamda düzenlenmesine yardımcı olacaklarını ifade ettiler.

Aslında şirketimiz,  D….. S…. ile birlikte işbirliği yapması durumunda  mesafeli satış için maliyetlere katlanarak VERİYAZ Web hizmetleri şirketinden kendi sunucusunu da kiralamıştı.  Ancak Sompo Japan şirketi sunucuya gerek kalmadan online link ile destek olacağını söyleyince bu işi daha erken davranan Sompo Japan ile yürüme kararı aldık. Bunun sonrasında  G….. firması yetkilileri, Sompo Yetkilileri ve şirketimizin uzman personeli arasında hızlı bir görüşme ağı kurulmuş ve ilk Irak poliçemiz 19 Temmuz 2016 günü  acenteliğimizin partajından düzenlenmiştir.  Ardından günde en az  600 adeti bulan çok yoğun bir poliçe üretim süreci başlamıştır.

Çok hızlı gelişen bu süreçte düzenlenecek seyahat poliçesi türü çok karlı olduğu için Sompo Japan firmasının yetkilileri ile önce komisyon oranımızı şifaen konuşarak hızlı yol aldıktan sonra işin başlamasının hemen ardından kendi ofisimizde yapılan bir toplantı ile proje kampanyanın protokol koşulları ve üretim baremleri  net olarak  belirlenmiştir. 

Bu toplantıya o dönem acenteler Genel müdür yardımcısı olan Sayın Ş….. O….., ona bağlı çalışan proje sorumlusu Sayın S…. A…., o dönem Ege Bölge Müdürü olan Sayın M… O…. ve müşteri temsilcimiz Sayın H….. K…. katılmıştır.

Taraflar arasında yapılan konuşmalar, mail ortamında tasdik edilen yazışmalar sonrasında Sompo yetkilileri tarafından aşağıdaki şekilde bir kampanya koşulu belirlenmiştir.  Daha sonra ki günlerde  imzalanmaktan sürekli kaçınılan bu kampanya anlaşması ile acenteliğimize  ; (EK-2)

Prim istihsalinde 750.000.-TL’sına kadar %45 1.000.000.-TL’sına kadar %50 Bu tutarların üzerinde çıkılması halinde ise %55

prim komisyonu ödenmesi kararlaştırılmıştır.

Şirketimiz 750.000.-TL hedefinin hemen aşılması ile hatta hemen ardından  1.000.000.-TL limitinin de aşılması ile %55 prim komisyonu hak etmiş ve G….. firmasına aktardığı %45 ile hak ettiği %55 arasındaki farkı prim geliri olarak hak etmiştir.

Bu şekilde başlayan çalışmada Sompo Japan şirketi bir türlü protokole dökmedikleri  bu kampanya koşullarına uyarak prim gelirlerimizi  şirketimize resmi olarak aktarmıştır.

Ancak bunun yanında  sürekli olarak protokolün hazırlanmasından kaçınan sigorta şirketi proje yetkilisi (S….. A….) tarafından gönderilen 02/03/2017 tarihli e-posta mesajında “Abla” hitabı  ile başlayarak  “Biz acente olarak sizden başka bir acente ile çalışmayız. Bunda sorun yok. …Zaten iyi yürüyen bir sistem varken başka bir acente ile çalışmamız ya da size alternatif yaratmamız akıllıca bir hareket olmaz” şeklinde beyanlarda bulunularak tarafımıza sürekli olarak güven aşılanmaya devam edilmiştir.

Kendilerine protokolümüzü hatırlatan ısrarlı birkaç mail yazdıktan sonra komisyonların da düzenli ödeniyor olması nedeniyle biz de bu sahte samimiyetlerine maalesef güvendik.

Şirketimiz, 19/07/2016 tarihinde başlayan bu kampanya koşullarına bağlı sigorta prim üretimi olarak  10/10/2016 tarihi ile 19 Temmuz 2017 ayı arasında 1 yılda toplam 5.128.101.-TL sertifikalı poliçe üretimi yapılmış ve bu işten acenteliğimiz  1.574.270.-TL resmi komisyon geliri elde etmiştir.

Ama daha bu bir yıl tamamlanmadan, Mayıs 2017’ de projenin henüz 9. Ayında Sompo Yetkililerinin protokolü imzalamaktan neden kaçındığını adeta haykıran ve planlı kötü niyetlerini kanıtlayan ani bir telefon haberi aldık.

Bu aniden gelen telefon ile beni arayan sigortalımız H….. Ç…..:

Sompo Sigorta Yetkilileri tarafından   “şirketimize verilmekte olan komisyon oranının kendisine söylendiğini ve uzun süreli bir anlaşma koşulu ile  kendisine çok daha yüksek bir  komisyonun teklif edildiğini bu cazip teklif nedeniyle Nisan ayında “G….. Sigorta Acenteliği” isminde ki yeni   şirketinin kuruluşunu Ticaret sicilde zaten tamamladığını ve birkaç güne kadar Sompo ile direk acentelik imzalayacağını, bu haberi de kendisinden duymamı Sompo Yetkililerinin rica etmesi nedeniyle beni aradığını,  yoksa kendisinin özgür iradesi ile zaten bana hesap vermek zorunda olmadığını, aslında bir yıl içinde kazandıklarıma benim de dua etmem gerektiğini, ona bir teşekkür ve minnet borçlu olduğumu” ifade ederek telefonu kapattı.

Bu telefon konuşmasında beni asıl ilgilendiren sigortalımın para ve yüksek komisyon oranı  ile cezbedilmesi ve bu şekilde konuşması değil de acentesi olduğum şirketin birtaraftan           “ hiçbir sorun yok,  protokole gerek yok bize güvenin” derken böyle bir  haberi vermesi için sigortalıma telefon açtırmış olmalarıydı.

28 yıllık ticaret hayatımda inanın hiç bu kadar “yok”  sayılmamış ve böylesi bir samimiyetsizliğe hiç  tanık olmamıştım.

Açılan bu telefon ile anlamıştım ki:  Üçlü çıkılan bu yolda firmalarımız arasında 9 aydır devam eden bir ticari faaliyetin arka planında  her ne olduysa olmuş ve birlikte yola çıktığımız diğer iki firma arasında hiç de etik olmayan bir şekilde gizli bir anlaşma yapılmıştı.

Bu davranışın adını sizin koymanızı rica ediyorum  

Aslında Sompo Sigorta şirketi yetkilileri bu eylemleriyle:

Normal akışında gerçekleşecek bir acentelik feshinden sonra eski acentesinin süregelen işine teklif vererek işini elinden alınması durumundaki portföy kaybını düzenleyen  yasamıza dahi ters şapka giydirmiştir.  Çünkü kendisi ile  “acentelik ilişkisi henüz yeni tesis edilmiş olan yeni bir acentesinin getirdiği işini, etik dışı eylemiyle haber dahi vermeden elinden almış, acentesi ile çalışması devam ederken  ileriye dönük gelirlerini gasp etme  eylemini fütursuzca gerçekleştirmiş ve sıra dışı bir acentelik tesisi işine de imza atmıştır.”  Üstelik dava dilekçemize verdikleri cevapta  “acenteliğimiz devam ederken işinizi elinizden ben aldım, ama sen beni fesih etmeden neden dava açtın?! “ gibi saçma sapan bir ifade kullanmaktan da asla çekinmemiş ve traji komik bir durumun aktörü de olmuştur.

Bu cevaplarına karşılık sormazlar mı insana? 

Herhangi bir fesih işlemi söz konusu bile değil iken, çünkü acentelik ilişkiniz dahi henüz yenice başlamışken, bu yeni acentenizi ileriye dönük gelirlerinden mahrum edecek şekilde “BASİRETSİZLİK ÖRNEĞİ” olan böyle bir eyleme,  asıl sizler nasıl cüret ettiniz diye? 

Bu ihanet haberini sigortalımdan aldığımda G…. Management Lojistik A.Ş. firmasına  Sompo Japan A.Ş. tarafından doğrudan acentelik verilmesinin son işlemleri hemen hemen tamamlanmış bulunmaktaydı.

Acentelik tesisi için sadece ilk poliçenin acenteliğimizden düzenlendiği tarih olan 19 Temmuz günü bekleniyordu. Hatta protokolün son günü olan 31-Temmuz tarihine kadar dahi beklenemedi ve ilgili portföy 19 Temmuzda yeni acenteliğe devredildi.

Ne bir özür ne de bir ses çıkarmadan ve hiç muhatap dahi alınmadan hem de.

Bu haberi ilk aldığımda yapmam gerekeni yaparak kendilerine, üst düzey ilgili müdürlerin cc de olduğu bir mail gönderdim ve şokta olduğumu ifade ederek kendilerinden açıklama rica ettim. Gelen cevaplarında “Sigortalının kendisinin acentelik talep ettiğini, bu nedenle bana haber vermek zorunda olmadıklarını, bizden gizli işlem yapmadıklarını, çünkü Ticaret sicilden öğrenilmesi mümkün olan bir acenteliğin gizlice tesis edilemeyeceğini,  benim bu yüzden saçmaladığımı ifade eden türde aslında kendilerinin çokça saçmaladığı basiretsizlik örneği olacak bir cevap yazdılar.

Ben bu sorunun bu şekilde çözülemeyeceğini anlayınca M…. O…. aracılığı ile beni henüz tanımayan ve  hiç bir platformda tanışmadığımız üst düzey şirket yöneticisi Sayın R…. D…..’tan benim için randevu almasını rica ettim. Hatta bir hafta İstanbul’da kalarak randevu günü ve saatini bekledim. Ama bu randevu bir türlü alınamadı.

Bu girişimimden sonra, ısrarlı hak arama tutumuma çok kızmış olan bazı Sompo yöneticileri, bir yıllık üretimin son üç ayına tekamül eden, %5 lik komisyon farkımız olan 135.000 TLyi  ödememek için protokol koşullarımızın üretim aralıkları baremlerini aslından farklı gösteren bir mail gönderdiler.

Akılları sıra güç bizde tarzı mobing uygulamaları ile  beni cezalandırmak da istiyorlardı  sanırım. Biz ısrarla bu 135.000 TL’yi ödemeleri gerektiğini önceden kendilerinin gönderdikleri muhasebe hesaplarımız ve gerçek protokol koşullarımız ile kanıtladıktan sonra da  bu tutarı  ödememek için 5 ay boyunca adeta direndiler.

Yani biz aslında onlarla çalışırken elimizden etik dışı alınan ve muhatap dahi kabul edilmediğimiz ileriye dönük gelir kaybımız ile uğraşmamız gerekirken bir de zaten hak ettiğimiz ve almamız gereken ama bir türlü alamadığımız fark komisyonumuzu almak için uğraşmaya başlamıştık.

Bunu bize ödemek istememelerinin nedenini ise olaydan sonra ofisimize Sayın M….. O…. ile birlikte gelen Sayın S….. A…. ağzından kaçırmış ve bu 135.000 TL farkı  G…. şirketinin sahibi H…. Ç…..’ın ısrarı ile G….. Sigorta şirketine ödemek zorunda kaldıklarını yüzü dahi kızarmadan söylemişti.

Yani hak ettiğimiz son dilim komisyonu gözden çıkardıkları bizim acenteliğimize değil, arka planda işbirliği kurarak yeni tesis ettikleri acentelerine ödemeyi tercih etmişler ve sanırım bu kazancı benim hak etmediğime G….. şirketinin sahibi H…. Ç….. ile birlikte karar vermişlerdi. Durum gerçekten çok vahimdi.

Bunun ve diğer yaşadıklarımızın birebir şahidi M…. O….’dır, sorduğunuzda kendisi de bunu size doğrulayacaktır bundan eminim.  Gerçekten her şey şaka gibi ilerliyordu. 

Bizler bir taraftan son üç aylık dönemde hak ettiğimiz 135. 000 TL nin ödenmesi için mücadele ederken, bütün bunlardan da  bize ısrarla randevu vermediği halde  üst düzey Şirket Yöneticisinin de haberi olması gerektiğine inanarak Sayın R…. D….’a bize yaptıkları muameleyi anlatan ve üstüne bu hak ettiğim komisyonumu dahi  neden ödemek istemediklerini sorgulayan bir mail yazdım.  (EK-3) Ve bunu sadece kendisine gönderdim.

Buna da hiçbir cevap alamadım ancak mailin ulaştığını M….. Bey’den öğrendim ve bu mail ile sadece ısrarla ödemedikleri 3 aylık komisyon farkımın ödenmesini sağlayabildim.  

Kendisi bu mailime de cevap vermedi ne yazık ki!

Ancak benim mücadelem henüz yeni başlamıştı bunu da anladım çünkü 135.000 TLyi ödemek zorunda kaldıklarından kısa süre sonra bazı şirket yöneticileri bizi yıldırıcak bir şekilde fesihe zorlayan  mobing  uygulamalarını  bu kez farklı bir boyuta taşıdılar.

Şöyle ki:

Irak üretimini elimizden aldıktan sonra artarak devam eden diğer seyahat sigortası komisyonumuzu  hemen bir gün sonra düşüreceklerini ifade eden ve akabinde hemen eyleme geçerek komisyonumuzu hızlıca düşüren  bir mail gönderdiler  (EK- 4) sanırım içinde bulunduğum duruma şükretmemi ve ileriye dönük uğratıldığım gelir kaybı haklarımdan sessizce ve ısrarla vazgeçmemi istiyorlardı.

Hem üretimi elimizden kendileri alıp, hem de  ilgili üretiminiz düşmüş olduğundan  kampanya komisyonunuzu artık veremeyiz”  maillerine yazdığım (EK-4) bunu yapmaya hakkınız yok cevabımız ile bu haksız işlemden (Şirket içinde ki basiretli ve vicdanlı yöneticilerin de sayesinde) vazgeçerek komisyonumuzu tekrar eski seviyesine getirdiler.

Bu mobing işleminden de kurtulmuş olduk.

Ama Sompo yöneticilerinin sistemli  zulümleri henüz  bitmemişti:

Komisyon düşürme eyleminden bir kaç gün sonra hazineden onaylı “mesafeli satış iznimiz”  ile internet sitemiz üzerinden hem ofis içinden hem de dışından online seyahat Sigortaları düzenlediğimiz sistemlerini acenteliğimizin kullanımına aniden kapattılar.

Arıza mı var?  şekildeki sorumuza cevaben dalga geçer gibi (Ek- 5 ) “ arıza yok “a- agent ekranından”  seyahat poliçesi düzenleyebiliyorsunuz zaten” diyen bir cevap yazdılar.

Ve bizi o güne kadar hiç kullanmadığımız en eski programlarına yönlendirmeye kalktılar.

İnternet üzerinden oluşturduğunuz  online satış portföyümüzün kaybına  yol açacak bu zulümlerine yazdığımız ekteki (EK-5) cevabımızdan sonra 3 günlük gecikme ile online ekranımızı tekrar açmak zorunda kaldılar. Bu zulmü de sağ salim savmış olduk.

İnanın bize üretim kaybı yaşatarak iflasa kadar sürükleyebilecek bu eylemlerine cevap yazarken ben utandığım halde, onların bunun  sonuçlarını hiç umursamamış olmaları gerçekten çok ilginçti.

Bu onlar için bir nefret savaşıydı adeta.

Sompo Japan şirketi Yetkililerinin  Sompo acenteliğimizi bizim fesih etmemizi istedikleri kesindi.

Ama Şirketin ne suçu vardı ki? Üstelik bizim de feshi gerektirecek bir utancımız ve hatamız da yoktu.  Aslında bizim Sevgili Sompo müdürlerimizle de bir hesabımız ve kinimiz  yoktu. Her insan hata yapabilirdi ve biz büyük bir hoş görüyle sadece hatalı yapılan eylemleri tartışmak ve orta yolu bulmak için  konuşmak istiyorduk.  Bizim ticari hayatta direk kişilerle işimiz de olamazdı zaten.

Böyle davranmalarını gerektirecek her ne oldu ise onu öğrenmek istiyorduk. Ama tüm çabalarımıza rağmen erdemli bir ticari hayata yakışacak şekilde  kurulması gereken bu diyalog bir türlü gerçekleşmiyordu.

Artık bize aralıklarla sistemli uygulanan her bir mobing eylemlerine cevaben yazdığım maillere Genel Müdür’ü de eklemeye başlamıştım.

Ve artık ilk eylemlerinden bu yana şirketimize yapılanlardan  Sayın Genel Müdür’ün de haberi vardı.

Bir diyalog kurulmasına olanak kalmadığına inandığımız  için dava açmaya karar verdiğimiz aşamada Avukatımla konuşarak dava yoluna geçmeden önce yine de son bir çare olarak hiç kimse rencide olmasın diye 2019 ocak ayında çıkacak olan yeni ticari uzlaşı yasasını da bekleme kararı aldık.

Ve 01 Ocak 2019’ da  mahkemeye başvurarak bir araya geleceğimiz ticari uzlaşı talebinde bulunduk.

Ancak olayın üstünden geçen 1.5 yıla yakın zamanda çaba göstererek randevu  beklememize, her türlü mevkideki aracıları da devreye sokarak  uzlaşı yolları aramamıza rağmen, bu görüşmede bizi “fırsatçılıkla itham ederek”  ikinci görüşmeye gelmediler.

Aslında acentesine haber dahi vermeden, acentesinin sigortalısına  gizlice tesis ettikleri acentelik ile fırsatçı davranan kendileri olduğu halde,  basiretleri kapalı olduğundan bunu dahi idrak edemediler.

Ardından davamızı açtık.

Ancak açığımızı yakalayacak türde fırsatçı mobing girişimleri henüz bitmemişti.

Çünkü Ocak ayının ikinci haftasında bu kez (EK – 6 ) kargo ile tarafımıza 365.480 TL “döviz kuru farkı” adı altında dayanaksız şişirilmiş, bizi borçlu gösteren farklı bir  yıl sonu mutabakat yazısı gönderdiler.

Acenteliğimizde üretilen TL poliçelerimiz dahil, anında ödenmeyen hiç bir  dövizli poliçemiz olmadığı halde ve Aralık 2018 sonu itibariyle kendi ekranlarındaki  acente muhasebe sistemleri üzerinde dahi 25.000 TL alacaklı göründüğümüz halde  bu eylemi de gerçekleştirdiler.

Ardından bu yanlış mutabakatın kaynağını ve nedenini sorduğumuzda  dikkate almayın “formalite”  deyip geçiştirerek mantıklı bir açıklama da yapamadılar.

Ve ardından zaten alacaklı göründüğümüz  25.000 TL’yi de ödediler.  

Sompo Sigorta ile ful kapalı ekran çalışan sadece trafik vb.  poliçeler için 10.000 TL açık poliçe girebilme limiti olan acenteliğimizin bırakın yıl sonuna borç devretmesi,  ay sonuna bile ulaşan bu tutarda bir borcunun olması fiziken de hiç mümkün değildir!

Bu sebeple kargo ile  “mutabakata belli sürede itiraz edilmesi, aksi taktirde borcun kabul edilmiş sayılması koşuluna bağlı” bu borç yazısının acenteliğimize gönderilmesi gerçekten çok manidardır.

Dava sürecimizi kendilerine adım adım ve göstere göstere başlatmamızın ardından yaptığımız  araştırmada, G….. Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd.Şti. olarak Nisan 2017’de kurulan şirkete 19 Temmuz’dan hemen önce Sompo Japan tarafından acentelik tesis edildiği, (ama son döneme bakıldığında ise bu şirketin unvanının G….. Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd.Şti. olarak değiştirildiği, değişikliğin 23/02/2018 tarihli 9523 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini) tespit ettik.

Bunun altında da davayı etkilemek ve yanıltmak amaçlı farklı bir planın olduğunu düşünüyoruz.  Hatta daha da ilerisi bugüne gelinen zaman içinde portföyün sistemlerinde ulaştığı büyüklüğü görülmesin diye mevcut üretimi farklı ve  bambaşka bir acentelik kanalına dahi kaydırmış olabilirler.

Ama ilahi adalet mutlaka yerini bulacaktır. Kimse kimsenin rızkını gasp edemez, ne ederse sadece kendine eder.

Acenteliğimiz tecrübesi dahilinde bu işi organize ederken, bu işten yıllık en az 1.500.000.-TL ticari gelir elde etmeyi hedeflemişti.

Ki bu üretimin şu anda bunun çok çok üstünde olduğundan eminiz.  Çünkü o ilk dönem sadece tek bir şubeden elde edilen bu gelir, geçen yıl açılan diğer illerdeki Irak vize işlemleri şubelerinin yeni üretimleri ve artan (Euro poliçe)  döviz kurlarıyla birlikte katlanarak büyümüştür.

Sonuç olarak:

Sompo’nun ve onunla iş birliği yapan G….. firmasının uzun yıllar gelir elde etmesine vesile olduğum halde,  şirketimin de ileriye dönük elde edeceği geliri, bu iki şirket arasında yapılan gizli anlaşma ile şirketimizin elinden alınmış olup, tabiri caizse şirketimize kazık atılmıştır.

Sevgili Sektör Yöneticileri ve Sevgili yasa koyucular

Özellikle dünyada ticari etik kurallara bağlılıkları ile tanınan ve Japon’lara ait bir firma olan Sompo Japan Sigorta A.Ş’nin  Türkiye yetkililerini,  gereğinin yapılması için sizlere ve  tüm sektör yetkililerine aynı anda şikayet ediyorum.

Şikayet ediyorum çünkü:

Çıkan yasaların satırlara değil, vicdanlara yerleşmesi için şikayet ediyorum.

“Bir kişiye yapılmış haksızlık, herkese karşı yapılmış bir tehdittir” anlayışının sektörümüzde kalıcı olarak yerleşmesi için şikayet ediyorum

3- Acenteleri ancak ufak ufak işlerle kazanç elde etmeye layık gören ve tek kanaldan gelen bu tür işlerde “Bu işi zaten tesadüfen yaptın, bir yıl kazandığına dua et” diyen, acentesinin yıllara dayalı tecrübelerini yeteneklerini görmezden gelen zihniyetin değişmesi için şikayet ediyorum.

4- Büyük sermayenin gücünü ardına alarak, acentelerin bin bir emekle oluşturduğu lokmasını midesinden almaya çalışan yöneticilerin kendine gelmesi ve silkelenmesi için şikayet ediyorum.

5- Mevcut acentesinin sigortalısı acentelik istemiş olsa dahi, övündükleri o çok büyük sermayelerine rağmen ticari etik gereği gelebilecek bu türde gayri etik tekliflere  “HAYIR”  demeyi bilmeyen iki yüzlü sermaye sistemine  “dur demek”  için şikayet ediyorum.

6- Acentesine randevu dahi vermeyip adeta yok sayarak  aslında kendisini ve  “kendi değerini yok ettiğini” görmeyen o gözlerin ve bunu  idrak edemeyen o basiretlerin açılması için şikayet ediyorum.

Şu şu maddeye göre “Acenteliğini fesih etmeden bana dava açtın ve ilgili maddeye uymadın”  diyecek kadar yaptığı yanlış eylemi umursamayan ve bu haksız eylemine  kılıf uydurarak  acentesinin gözünde iyice küçülen başka şirketlerin bir daha olmaması için şikayet ediyorum.

Sizlere göre belki de kurumsallıktan uzak bir dil ile çok duygusal yazdığım ama her bir kelimesi doğru olan bu şikayet dilekçeme konu  İstanbul’da görülecek mahkememize tüm sektöre örnek olacak şekilde sizlerin de katılmanızı özellikle istirham ediyorum.   Ve ayrıca bu katılımınızı  acenteliğimizden yana bir tavırla değil, iddia ettiğim bu olayları araştırarak, Sompo Sigorta içerisinden bu sürece şahit olanlara sorarak hak ve hukuktan yana bir tavırla yaparak  “bütün sektör paydaşlarına”  Hak ve adaletin yanında durduğunuzu göstermeniz için şikayet ediyorum.  

Çünkü inanıyorum ki

Şirketlerin ve makamlarının yöneticileri her zaman öncüdür.

Ve eğer öncüler yolunu sapıtırsa,  arkadan gelen kadronun da yolunu sapıtması kaçınılmazdır!

Bizler hepimiz kendi çapımızda birer “Meslek Sahibi” olarak bulunduğumuz mevkilerde çok başarılı yöneticiler olabiliriz ama  “ticari etik değerlere sahip değil isek” hepimiz bir hiçiz. Makamlar geçici, ilkeli davranışlar ise unutulmaz ve kalıcıdır.

Bu olayda biz,

Uzun bir sabır döneminden sonra “insan oldukları için değer vererek sevdiğimiz” bu ilgili yönetici arkadaşlarımızı hedef almadan sadece yapılan yanlış eylemleri ve sonuçlarını düzeltebilmek,  sektöre de olası bu  yanlışlardan caydırıcı bir örnek olmak adına her iki firma aleyhine her türlü yasal şikayet ve dava haklarımızı kullanmaya başladık.

Sonuç olarak, kampanyanın başından beri samimi olmadıkları maalesef sonradan anlaşılan her iki şirket de, ticari etik kuralların dışına çıkarak acenteliğimizin ileriye dönük ciddi bir gelir kaybına uğramasına yol açmışlardır.

Ve hukuk sistemimiz kötü niyetli hareket tarzını asla korumamaktadır.

Firmamızın,  bu kampanya  projesinde devre dışı bırakılmasından kaynaklı olarak mahrum bırakıldığı ileriye dönük gelirlerinin toplam tutarı bilir kişi marifetiyle hesaplatılarak açılan davada talep edilmektedir.

Ancak Sayın Kurumunuz tarafından da, yukarıda delilleriyle açıkça ifade ettiğimiz olayın araştırılarak ilgilileri nezdinde ve yasalardan gelen yetkileriniz çerçevesinde gerekli işlemin yapılmasını, sonrasında normal süresi içinde tarafımıza da bilgi verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.12/07/2019

                                                                                             

Canan Evren Sigorta Danışmanlık Hiz. Ltd.Şti.Yetkilisi    

Canan Evren

                                                                                               

Ekler:

Ek- 1 ( G…… ile ilk proje aşamasındaki yazışmalar)

Ek- 2 ( Sompo’nun daha sonra imzalamaktan kaçındığı proje protokolü koşullarımız)

Ek- 3 (Sompo Sig. Genel Müdür’üne yazılan özel mail)

Ek- 4 ( Hem işimizi alıp, hem de üretim düşüklüğü için komisyon düşürme eylemi)

Ek- 5 ( İnternet üzerinden poliçe düzenlediğimiz online ekranı kasıtlı kapatma eylemi)

Ek- 6 (Kargo ile Sompo’dan gelen hayali ve yüksek tutarda borç mutabakat yazısı) 

Kaynak: Sigortahaber.com.tr